resimsarayi
  İSTANBULUN TARİHİ GEÇMİŞİ
 

İSTANBUL'UN TARİHİ

Konstantinopolis, İstanbul'un eski adıdır.İstanbul şehrinin 330'da Roma İmparatorluğu'nun başkenti olmasından, 1453'te Osmanlılarca alınıncaya kadar olan dönemdeki resmi adıdır.
Şehir stratejik konumundan ötürü önce Roma İmparatorluğu'nun, daha sonra Bizans İmparatorluğu ve Latin İmparatorluğu'nun, son olarak da Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olmuştur. Romalılar ve Bizanslılarca başkentleri Konstantinopolis, Osmanlılarca başkentleri Stambul, İslambol, Konstantiniyye, Dersaadet v.b. anılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nce şehir 1930 yılından beri resmî olarak İstanbul diye adlandırılmaktadır.

İstanbul şehri, Bizans döneminde kullanılan adıyla Konstantinopolis; 1453'te Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet'in fethinden sonra Konstantiniyye, İstanbul, Dersaadet, İslambol gibi değişik adlarla anılmıştır.
Konstantiniyye, İstanbul'un Osmanlıcadaki karşılığıdır. Şehrin 1453'ten 1923'e kadar olan dönemde Osmanlılarca en çok kullanılan resmi adıdır.
İslambol adı, fetihten sonra yapılan bir yakıştırma olarak literatüre geçse de Osman Bey zamanında yazıldığı sanılan bazı dörtlüklerde İslambol adına rastlanır.
Kentin şimdiki adı olan İstanbul'un Konstantinopolis'ten türediği ya da Yunanca "εις τήν Πόλι(ν)" (/is tin boli/) yani "şehir'e" ve "şehir'de" kullanımının Türkçeleştirilmesiyle oluştuğu kabul görür.

Byzantion ve Bizans Dönemi (M.Ö 667-M.S. 330)

M.Ö. 667 yılında Antik Yunanistan'dan gelen Megaralı kolonistler bugünkü tarihi yarımadanın en doğusuna Byzantion (Yun.: Βυζάντιον) adlı şehir devletini kurdular. Byzantion, M.Ö. 196'da Romalılar tarafından işgal edilinceye kadar şehir devleti özelliğini korumuştur. Bu antik Yunan şehri bugünkü İstanbul'un kentsel ilk atası olarak kabul edilir.

Roma Başkenti Konstantinopolis ve Geç Roma Dönemi (330-395) (330-1453)

İstanbul'un başkentlik tarihi Roma İmparatorluğunun Doğu-Batı ayrılmasından 65 yıl önce başlamıştır. 11 Mayıs 330 tarihinde Roma İmparatoru I. Konstantin Byzantion'u imparatorluğun yeni başkenti seçmiş ve Yeni Roma (Lat.: Nova Roma) diye tekrar isimlendirmiştir. İlk zamanlarından itibaren yeni başkentin tarihçileri kurucusunun adından dolayı onu Konstantinos'un Kenti; Konstantinopolis diye anmaya başlamışlardır (Yun.: Κωνσταντινούπολις veya Κωνσταντίνου Πόλις). Şehir hızla eski site sınırlarından taşarak batıya doğru yayılmaya başlamıştır. Roma'nın istilası ve yıkılmasıyla onun yerine geçen Konstantinopolis, 395'de ikiye bölünen Roma İmparatorluğu'nun ardılı devlet Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti olur.
Bizans Başkenti Konstantinopolis ve Bizans İmparatorluğu Dönemi (395-1204)
Konstantinopolis, önce Doğu Roma İmparatorluğu adıyla kurulan ve Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra zamanla adı Bizans İmparatorluğu'na dönüşen devletin de 395' de başkenti olmuştur. Konstantinopolis erken ortaçağda da dünyanın en parlak ve zengin şehridir.

Latin Şehri Konstantinopolis ve Latin İmparatorluğu Dönemi (1204-1261)

1204-1261 yılları arasında Latinlerin işgaline uğrayan Konstantinopolis Latin İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiştir.
Bizans Başkenti Konstantinopolis ve Geç Bizans İmparatorluğu Dönemi (1261-1453)
Latin egemenliğinden sonra Konstantinopolis daha sonra tekrar 1453'e kadar Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olmuştur. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet'in Konstantinopolis'i ele geçirmesiyle şehir Osmanlı Devleti'nin başkenti olmuştur.

Konstantiniyye ve Osmanlı İmparatorluğu Dönemi (1453-1922)


Konstantiniyye veya İstanbul adını alan şehir bu dönemde büyük bir cihan imparatorluğunun başkenti olmuştur, üç kıtada yayılan toprakları 400 yıldan uzun süre hakimiyetinde bulundurmayı başarmıştır.
İstanbul ve Türkiye Cumhuriyeti Dönemi (1923-)
Daha çok bilgi için: Türkiye Cumhuriyeti tarihi
1923'te Ankara'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti ilan edilmesiyle İstanbul, 330'dan beri sürdürdüğü başkentlik özelliğini kaybetmiştir. 1930'da Konstantinopolis adı tamamen yürürlükten kaldırılmış ve şehrin resmi adı İstanbul olmuştur.


Stratejik Önemi

İstanbul'un stratejik özelliklerinin basında Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine baglamasıdır. Bir nevi köprü vazifesi gormektedir ve tarih boyunca kültürler arası köprü vazifesini başarıyla yerine getirmiştir. Dogu Roma İmparatorluğuna ve Osmanlı Devletlerine başkentlik yapmıitır. Tarih boyunca birçok devlet tarafından kuşatmaya uğramıstır ama emsali görülmemiş surlarını kimse aşmayı başaramamıştır. Bu surlar üç aşamadan oluşuyordu ve aralarında boşluklar bulunuyordu bu boşluklara da hendekler kazılmıştı ve içlerinde göletler oluşturulmuştu. Bu surları Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet geçmeyi başarmıştır ve Osmanlı'nın yeni başkenti olmustur.
İstanbul ayrıca Yunan mitolojisin de de gecer ve altın boynuz olarak da bilinen haliç in oluşumu mitolojide anlatılagelir.
İstanbul'un Dünya haritasına bakıldığında hem Asya hemde Avrupa ya hakim bir yapısı bulunmaktadır. İstanbul Boğazından geçerek Rusya Federasyonu'na deniz yolu ile geçilebilir ya da Akdeniz havzasına inilebilir.

Yönetmiş Olan Devletler

Sırasıyla

Roma İmparatorluğu,
Bizans İmparatorluğu,
Osmanlı İmparatorluğu ve Kurtuluş Savaşı sırasında (geçici olarak) Batılı devletlerdir.

Başkentlik Yaptığı Devletler

Roma İmparatorluğu (330-395)
Doğu Roma İmparatorluğu (395-1204 ve 1261-1453)
Latin İmparatorluğu (1204-1261)
Osmanlı İmparatorluğu (1453-1922)

Kullanımı

Her ne kadar şehir Türklerin eline geçtikten sonra Konstantinopolis ismi kullanılmamaya başlasa da şehrin eski sahipleri olan Bizansın varisi olduğunu iddia eden Yunanlılar şehrin hala işgal altında olduğunu ima etmek için bu ismi kullanmaya devam etmekte ve uluslararası arenada kullandırtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışmaktadırlar. Ama İstanbul, kentin resmi ve uluslarası adı olduğundan "Konstantinopolis" adının mektuplarda veya diğer yazışmalarda ve uluslarası alanlarda kullanılması yasaktır. Örneğin yurtdışından İstanbul'a gönderilen bir mektupta adres olarak "Konstantinopolis" (yanında İstanbul yazsa bile) yazıldıysa mektup gönderene geri gönderilir.

İSTANBUL HAKKINDA GENEL BİLGİLER

"Orada,  insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeğe değer." Bir koluyla Asya'ya, diğeriyle Avrupa'ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine böyle tanımlıyor.

Başkentler başkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu ve kıtalara hükmederek büyük barış coğrafyaları yaratmış, Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapan İstanbul, geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır. Boğazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda, grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek, yüzyıllar öncesinde, insanların bu olağanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz.

Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500'ü aşkın caminin silueti baş döndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile "Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinianus zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa'yı, Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir.
 

Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde, 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı Sarayı'nda Çin Porselenleri koleksiyonunu, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz. Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur.

Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.

İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri ve süet giyim... Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda.

Boğaz'da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları, Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz.

Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve
dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=